İçeriğe geç
Gaziantep Seyir

Gaziantep’in izini süren şehir rehberi

Şaşırtıcı Bilgiler

Yeni Başlayanlar Neden Fazla Ekipman Alır?

Bir uğraşa başlayan çoğu kişi önce alışveriş yapar, sonra öğrenmeye çalışır. Kalabalık başlangıç setlerinin ardındaki şaşırtıcı derecede tutarlı davranış örüntüsü.

Sevda Aydoğdu 4 dk okuma

Yeni bir uğraşa başlayan hemen herkes benzer bir yoldan geçiyor: önce heyecan, sonra uzun bir alışveriş listesi, ardından da dolapta yer kaplayan ve neredeyse hiç kullanılmayan malzemeler. Enstrüman, resim, koşu, kamp, örgü, fotoğraf ya da bahçe işleri fark etmiyor; ilk adım çoğu zaman öğrenmek değil, satın almak oluyor. Bu eğilimin arkasında şaşırtıcı derecede tutarlı bir insan davranışı var ve bunu fark etmek, hem bütçeyi hem de öğrenme sürecini rahatlatıyor.

Alışveriş, başlamanın en kolay taklidi

Bir işe gerçekten başlamak zordur; çünkü ilk denemeler beceriksizdir, sonuç hayal edilene benzemez ve bu his rahatsız edicidir. Malzeme almak ise anında tatmin verir. Kutuyu açtığınızda somut bir ilerleme duygusu doğar, oysa henüz tek bir pratik yapılmamıştır. Böylece alışveriş, başlamanın yerine geçen bir tören halini alır. Pek çok kişi bu aşamada kendini üretken hisseder ve asıl zorlayıcı olan ilk deneme sürekli ertelenir.

Bu durumun bir başka yüzü de kimlik meselesidir. İnsan, yapmak istediği şeye ait hissetmek ister. Ekipman, o kimliğin görünür işareti gibi çalışır. Elinde doğru takımlar olan biri, kendi gözünde artık o işi yapan biridir. Ne var ki beceri, sahip olunan eşyalardan değil harcanan tekrar süresinden doğar ve bu ikisi kolayca birbirine karıştırılır.

Setler neden hep kalabalık satılır

Başlangıç setlerinin çoğu, yeni başlayanın ne isteyeceğini bilmemesi üzerine kuruludur. Alıcı hangi parçanın gerekli olduğunu bilmediği için, içinde çok parça bulunan kutuyu daha güvenli bulur. Kalabalık set, "eksik kalmam" duygusunu satar. Ancak bu setlerdeki parçaların önemli bölümü ileri seviyede, belirli bir teknik için tasarlanmıştır. Yeni başlayan biri o tekniğe aylar sonra gelir, çoğu zaman da hiç gelmez.

Bir de değer algısı var. Aynı fiyata daha çok parça içeren kutu, karşılaştırma anında daha avantajlı görünür. Oysa kullanılmayan parça, ne kadar ucuza gelmiş olursa olsun sıfır fayda üretir. Bu yüzden az sayıda ama sık kullanılan malzemeden oluşan sade bir set, kâğıt üzerinde daha pahalı dursa bile pratikte çoğu zaman daha ekonomik olur.

Fazla ekipmanın öğrenmeye zararı

Fazla malzeme yalnızca para ve yer kaybı değil, dikkat kaybıdır da. Önünüzde çok sayıda seçenek varsa, her denemeden önce "hangisiyle yapmalıyım" sorusunu çözmeniz gerekir. Bu küçük kararlar birikince, asıl işe ayrılan enerji azalır. Tek bir aletle uzun süre çalışan kişi ise o aletin davranışını ezberler; nerede zorlandığını, ne zaman iyi sonuç verdiğini bilir. Bu tanışıklık, sonradan başka aletlere geçildiğinde de işe yarar.

Kısıt, öğrenmede beklenmedik biçimde yardımcı olur. Sınırlı malzeme, kişiyi çözüm üretmeye zorlar. Elinde tek bir kalınlık, tek bir renk ya da tek bir boyut olan biri, o sınırın içinde ne kadar iş yapılabileceğini keşfeder. İleride daha geniş bir donanıma geçtiğinde de her yeni parçanın neyi çözdüğünü net biçimde görür.

Kullanılmayan malzemenin sessiz maliyeti

Alınıp bir köşede bekleyen ekipmanın görünmeyen bir bedeli vardır. Yer kaplar, düzeni bozar, bakım ister ve zamanla bozulur. Daha önemlisi, insanı suçluluk duygusuyla baş başa bırakır. Yarım kalmış uğraşların malzemeleri, dolabın kapağı her açıldığında hatırlatıcı gibi çalışır ve bazı kişilerde o işe geri dönme isteğini büsbütün azaltır. Az malzemeyle başlayanlar bu yükü taşımaz; bıraksalar bile kaybettikleri küçük olur, devam ederlerse de eksiklerini bilerek tamamlarlar.

Sade başlamanın pratik yolu

İşe başlarken kendinize sorabileceğiniz basit bir soru var: "Bunu bu hafta kaç kez kullanacağım?" Cevap net değilse, o parça beklemeye alınabilir. İkinci bir yöntem, ilk ayı yalnızca temel parçalarla geçirmek ve eksik hissedilen her şeyi bir listeye yazmaktır. Ay sonunda listeye bakıldığında, gerçekten ihtiyaç duyulan iki üç kalem ile o anki hevesle yazılmış geri kalanı ayırt etmek kolaylaşır.

Ödünç almak, kiralamak ya da ikinci elden edinmek de sık kullanılan yollardandır. Özellikle pahalı ekipman gerektiren uğraşlarda, satın almadan önce birkaç kez denemek kararın isabetini artırır. Aynı şekilde, bir başkasının kullandığı takımı bir süre gözlemlemek, hangi parçanın gerçekten iş gördüğünü anlamanın en kısa yoludur.

Ne zaman eklemeli

Yeni bir parça almanın en sağlıklı zamanı, mevcut donanımın sizi somut bir noktada durdurduğu andır. "Şu işi yapmak istiyorum ama elimdekiyle olmuyor" cümlesi kurulabiliyorsa, alışverişin gerekçesi vardır. Bu gerekçe yokken yapılan alım, çoğu zaman yeni bir şey öğrenmenin verdiği heyecanı sürdürme çabasıdır ve etkisi kısa sürer.

Şaşırtıcı olan şu ki, uzun süredir bir işi yapan kişilerin donanımı genellikle yeni başlayanlarınkinden daha sadedir. Deneyimle birlikte gereksiz parçalar elenir, geriye gerçekten iş gören az sayıda alet kalır. Yani sadelik, başlangıçta zorunlu bir tercih gibi görünse de aslında sürecin sonunda varılan yerdir. Baştan o noktadan başlamak, hem yolu kısaltır hem de öğrenmeyi eşyanın değil tekrarın taşımasını sağlar.